Panik atak

kutsalt
Bankadan ayrıldıktan sonra deprasyona da girmiştim. Deprasyonu tek bir sebebe -pek- bağlayamazsınız. Öncesinden bir takım başka-hasır altı edilmiş/Bilinç altı- tortuların da bunda rolü elbette vardır. Birtakım sorunlar artık taşıyamayacağınız hâle gelmiştir ve siz ister istemez o ‘ mod’a girersiniz. Ve söylendiği gibi bu bir kaçıştır da.

Deprasyonumun bir döneminde AŞIRI KORKU/SIKINTI nöbetleri yaşamaya başladım. Cinnet şeklinde…O zamanlar bunun adı ‘Panik atak ‘ olarak konmamıştı. Ben bunu bana özgü bir delilik olarak görüyordum. Ve işin en kötüsü ,GEÇMEYECEK sanıyordum. İlerleyen süreçte nöbetlerin gelişini hissetmeye de başlamıştım. Nöbet nöbet geliyordu. Bunun bir faydası vardı, mademki nöbet, bu da geçecek tesellisini içinde barındırıyordu. ‘Ya geçmezse’ endişesiyle birlikte.

Bu dayanılmaz korku/sıkıntı baskısında büyük bir husursuzluk yaşamaktaydım. (Nitekim intihara da kalkıştım. ) Bir kötü yönü de, bulunduğum ortamda 0 zekâ ile kendimi çok çaresiz görüyordum. Bu 0 zekâ durumu başkaları ile birlikte iken beni hem utandırıyor, hem de sıkıntımı artırıyordu. Bu yüzden de sık sık uyumaya çalışırdım. Ama ne mümkün. Sadece yatağımda sıkıntılı saatler geçirerek, bir o yana bir bu yana dönerdim.

Bir tek annem nöbetleri hissederdi. (Ana yüreği…) Bir de en büyük desteğim, danışmanım Prof Sedat Özkan bey idi. Bence Türkiye’nin konusunda en iyilerinden biri, belki de birincisidir.( Diğeri , yine deprasyonum nedeni ile -öncesinde- başvurduğum Adnan Ziyalar Beydir. Ben hastasını böyle ,YAŞAYAN bir başka insan görmedim. Sizin duygularınız ile empati kurabilmek için olanca derinliğini size konsantre ediyordu. Ben de O’na empati kurduğumda ağır bir yük altında olduğunu hissederdim. )

Şimdi bütün sıkıntılarıma bir de yakınlarımı, özellikle annemi ortak etmenin sıkıntısı ekli idi. Ve gelecek kaygım…. zira bu durumda çalışamazdım.

İmdi değerli okurum, böyle bir sıkıntınız var ise; BU KORKU VE SIKINTILARIN BİR SÜREÇ OLDUĞUNU VE ELBETTE GEÇECEĞİNİ bilin. Bunu Kişisel günahlarınızla fazla irtibatlandırmayın. Ve eğer böyle görüyor iseniz bu da iyidir ! Mademki öyle işte arınmaktasınız, bedelini ödemektesiniz. Ve fakat bu hastalığın tedavisi İNANMA İLE /içten tövbe-dua ile yakından ilintilidir. Ve ben sizden sabretmenizi istiyorum Rahata erince bu günler sayesinde/yüzünden hayata bakışınız değişecek. Ansızın rahatladığınızı göreceksiniz.. Ve iyi mi bilmiyorum (!) korkusuz olacaksınız. Yenilenmiş olacaksınız. Bu zamanın tecrübesi bence kayıp da değildir. Korka korka , korkmanın boş olduğunun bilinci sizde yerleşecek. İnsani korkularımız ise hep vardır. Bu da son derece doğal ve herkes içindir.

Şimdi bana soruyorlar;’Nasıl da gülüyorsun, böyle neşelisin ?’ Ben de bazen yanıtlıyorum ;’Ağır bir sıkıntıdan,uzun süren bir bunalımdan çıktım.’

Panik atak yaşamakta olanlara SABIR, İNAN,İYİMSERLİK öneriyorum. Ben daha bunun adı konmadan, cinnet şeklinde, çaresizce yaşadım. Siz yalnız ve çaresiz olmadığınızı biliyorsunuz. İlaçlarınızı ihmal etmeyin. Ve öncelikle doktorunuzla, paylaşın. ..Bu vesile ile saygıdeğer hocam SEDAT ÖZKAN BEY ‘e tekrar teşekkür ediyorum.

Kendisi aynı zamanda bana ‘Entellektül bir ağbi/dost ‘ oldular. Zira beni deprasyona sürükleyen esaslı etmenlerden biri de DÜŞÜNSEL KARMAŞAMDI. Tüm birbiri ile çatışan düşüncelere kendimi açık tutmuştum, bu da beni nihayetinde zihinsel olarak kitlemişti. Yani düşünsel anlamda açmazda idim. Zamanla taşlar yerine oturdu. Ve söylendiği gibi ; ‘GERÇEĞİ BİLECEKSİN VE BU SENİ ÖZGÜR KILACAK. ‘

Bu branştaki doktorların- teknik anlamda yetersiz olduğumuzdan- tıbbi yardımlarının ayrımına pek varamasak da, bize insan /mânevi katkıları somutttur. Sevgi ve Saygılarımla Hocam.

Sağlık kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Yorum Yapın

Yorum yapmak için giriş yapmış olmalısınız.