Bizim za…….

Posted: Temmuz 28, 2008 in Bizim Zamanımızda

babaların -bizim zamanımızda-

klasik nutuk başlatan kelimeleridir. zira onlar hitaplarını başta yapmayıp cümle başlarında sonlarında ortalarında yaparak nutka bizim zamanımızda, diye başlamayı uygun görürlerdi. bizim evde yıllar yılı dinlenmiş şimdilerdeyse keşke onların evinde olsam da aynı lafları işitsem dediğim günlerden örnekler:
bizim zamanımızda,
ne kendimize ait odamız vardı ne kitaplarımız vardı, okuyup okumamamız kimsenin umurunda olmazdı. ulan eşşolueşşekler (aralara serpilen hitap, nedense isimlerimizle pek seslenilmezdi?!?), sizin kendinize ait odanız var kitaplarınız var (ki neden o kadar çok olduklarını hiç anlamadım, çalış çalış bitmezlerdi, sınav dönemlerinde hala yetiştirelemeyen konular olurdu, o kadar çok olmasalar olmaz mıydı?), masanız var. bir sürü hocanız var, biz soru sormayı bırak yanlarına yaklaşamazdık. yine de çalışmıyorsunuz. (ama baba, bazı problemlerim vardı, konsantre olamadım…) ulan eşşek sıpası senin çalışmaya götün yok zaten. bizim zamanımızda böyle miydi? ben kalaycı hacı alinin oğluydum. hafta sonları babama yardıma giderdim. siz napıyorsunuz peki? bizim zamanımızda doğru düzgün kitap bile yoktu, sizin bilgisayarınız var. (baba buarada benim bilgisayarla autocad çalışmıyor, bak artık çizimlere başlamam gerek, yenilesek diyorum). eşşulueşşek önce bunu öğren. (baba öyle bişey yok, yani bu bilgisayarı öğrenip şu bilgisayara geçmiyorsun, bu yeterli kapasitede değil. [bilgisayar bitmeyen yakarmalar sonucu ünv.3 de yenilenir]. biz altı kardeştik hepimiz aynı odada kalırdık. cep harçlığımızı kendimiz çıkarırdık. (ha babaaa, minibüse zam gelmiş, harçlığıma zam yapar mısın?) eşşek sıpası tramvaya bin minibüse zam geldiyse. bak hanım bunun dili uzamış, ben söylüyorum sana……………………………………….
şimdi hayat öyle şaşırtıcı geliyor ki, çocuklarıma ne diyeceğimi bile bilmiyorum, teknolojinin gelişiminin sınırı, ucu bucağı yok ki..
bizim zamanımızda öyle bir tanecik odaya tıkardı anamız babamız bizi. orda yat orda kalk orda çalış. siz öyle misiniz eşşolueşşekler, yatak odanız ayrı, çalışma odanız ayrı, hobi odanız ayrı. hem biz o odalarda tek kişilik daracık yataklara yatardık. sizin bu yataklar stadyum gibi, yok yok, siz elinizdekinin kıymetini bilemiyorsunuz. biz dersimizi çalışacağımızda giderdik kütüphanelerden bilgi toplardık, sonra internet yaygınlaştı tabi ama üniversite bitiyordu nerdeyse. bizim ööööyle 60 gb lık bir bilgisayarımız vardı, nah bu kadar kocaman bir kasa, eşşek ölüsü gibi bir monitör, sığdır bir yere sığdırabilirsen. o monitörü bir kucağına alsan belini incitirdin. ya siz napıyorsunuz? yoktu bu x’ler o zaman daha.. bizim zamanımızda birküsür mb lık disketler vardı, sen duydun mu hiç disketi. bana baak. konuşurken yüzüme bak. bilgilerimizi ona sığdırmaya çalışırdık. neyseki sonradan cdler yaygınlaştı, arkasından dvd çıktı. tabi sen şimdi cd ne diye sorucan. yoktu bu x’lerden o zamanlar. bizim zamanımızda okula gitmek için bitmek tükenmek bilmeyen minibüs kuyruklarına girerdik, para bitmeye yakın da tramvayla giderdik. siz öyle misiniz şimdi? sihay beyaz televizyonda tek bir kanal seyrederdik çocukken, deden bir gün renkli tv la çıkageldi de biz de öööyle şaşırakaldık. hatta bir kanal daha açılacakmış dediklerinde sabahtan akşama kadar çizgi film çıkacak o kanalda sanıp deliler gibi sevinmiştik. evinde video olan tanıdıklara gidince de sevinirdik, aaah ah hiç bilmiyorsunuz memnun olmayı. filmleri deve gibi kasetlerden izlerdik, yoktu o zaman dvd falan. cep telefonları da bizim gençliğimizde yeni çıkmıştı, herkes alamazdı, yoktu sizin bu x’lerden. bizim zamanımızda kapıları açmak için anahtarlar olurdu. bir anahtarlıkta bir tomar anahtarla gezerdik. böyle miydi o zaman. eşşek sıpası eşşolueşşekler sizi.
sizin çalışmaya götünüz yok!!!!!

olayın bokunu çıkarmak gerekirse: bizim zamanımızda para vardı para. ekmek alırdın parayla (bu arada ekmek vardı, ekmeksiz ne kahvaltı ederdik ne yemek yerdik. (ha bu arada o zamanlar yemek yerdik böyle çeşit çeşit, ben diyim zeytinyağlı sen de etli, yoktu bu kapsüllerden o zamanlar, aaaah ah, keşke hiç olmasaydı. et mi? haaaa, bazı hayvanların etini yerdik, keser pişirirdik tabi, vahşi değildik (pişirmek…o zamanlar böyle dört gözlü ocaklar olurdu, gazla çalışırdı. tencere denen kaplarda bazı sebzeleri pişirir, yemek yapardık. öyle ya, patlıcan çiğ çiğ yenmez ki. patlıcan mııı?? of evladım of. yarın müzeye gidelim de göstereyim.)))

Yorum yapın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s